Adım atmak için muhteşem olmak zorunda değilsin, fakat muhteşem olmak için adım atmak zorundasın.

Cuma, Ekim 6

Terk Eden Kişiyi Geri Getirmenin Yolları

Maddeler hâlinde farklı fikirleri sıralayacağız şimdi sizin için terk eden kişi nasıl geri gelir, terk eden kişiyi geri getirmenin yollarını. Fakat özenle okumanızı tavsiye ederim, bunlar çünkü hep tecrübe.

Terk Eden Kişi Nasıl Döndürülür, Geri Gelir?


1. kadinlara gore 'terk' sebebi iki ana baslik altinca toplanir.

a tipi terk: bitmistir ve gitmistir, bosuna zaman harcamayın donusu yoktur.
b tipi terk: sevilip sevilmedigi konusunda supheye dusen kadinin basvurdugu yoldur. geri donus bir mesaj uzakliktan, imkansiza yakinsayan bir integral ile tanimlanabilir ama hicbir zaman ucu 'imkansiza degmez' yani illa bir umut vardir.


Terk Eden Kişiyi Geri Getirmenin Yolları

fayda maliyet formulunuz kiymetli zamaninizi o kadina harcamanin yarattigi mutlulugun goturecegi seylerden fazla oldugunu gösteriyorsa elinizden geleni ardiniza koymayin calisin cabalayin. en etkili yol 'seni seviyorum' demektir. hakkini vererek soyleyene hicbir kadin kayitsiz kalamaz.


2. bu güruh genel başlıklandırma ile 2 ye ayrılır. ilk olarak giden gitmiştir türlü numara, üzüntülü şaklabanlık ve "ne olur geri dön sensiz yapamıyom" lar sizi maymun etmekten başka bi halta yaramaz. ikinci olarak ise bu saydıklarımın işe yaradığı hatunlar vardır. bilmem kaçıncı kez ayrıl barış ilişki devam etse de çoğu bir şekilde beklenen şekilde sonlanır. marifet terk etmeyeneni bulmakta ;)



3. terk edenin erkek veya kadın olması önemli değil her zaman ilk geriye dönen terk edendir... büyük bir hata yapmadığın halde terk edildiysen
geri "kazanmak" istemek.. onursuzluk kokuyor

Terk Eden Kişiyi Kazanmanın Yolları


4. böyle bir yol olsa da kgeri kazandığında o kadin eski kadin olmayacak. o ilişki o eski ilişki olmayacak bekleme ayni tadı. hep açılacak o eski mevzular.

o yuzden 1 yolu var bırak gitsin mutsuz etme onu. he cok isterse ve ustesinden gelebilirse herşeyin, o gelir zaten.


5. tamamen anlamsız olan son erkek çırpınışları. bu hikayede ki terkeden taraf sinir hastası falansa eyvallahh, yok değilse bi kadın terkederse geçmiş olsun kardeşim iyi bilirdik demelik durumdur.


Terk Eden Kişi Nasıl Döndürülür

6. ben size söylim böyle bir şey yok abi.. istediğiniz her yolu deneyin umursamıyosa umursamıyordur zaten sizden bir kere vazgeçmiş çoğu kadın tükürdüğünü yalamaz pişman olsa da ah o sevgiliye karşı olan gururları yok mu öyle bir duvardır ki o duvarı delemezsiniz. o beni terk ettiğinde bahanesi ona çok güven verdiğimden dolayı beni kıskanmadığını söyledi olmuyor dedi şaşırdım kaldım daha bir çok bahaneler bahaneler.. çaresizce verdiği hükme boyun eğmek zorunda (bırakıldım) özel kahve fallarımı dersiniz tarotlar mı dersiniz ne varsa yaptım çoğu da başarılıydı bir tanesi hatta ismini yazdı koydu önüme bir şey sormadan pişman dönecek dedi dönmedi. daha sonra fal uygulamalarına sardım milletin taşşak konusu da oldum tabi ki erkek adamda fal uygulamaları ne diye.. kısacası belli bir miktar sarın fal uygulamalarına bi kaç ay döneceğini umut ediyorsunuz daha sonra zaten anlayıp kahve bile içmemeye başlıyorsunuz.


7. - hayatınıza hiç bir şey olmamış gibi devam edin işinize gücünüze sarılın.
- hayatınızda hiç öyle birini tanımadınız. böyle davranın.
-onsuz her şeyin daha harika olduğunu gösterin.
- yeni insanlarla tanışın
- özgürlüğünüzün tadını çıkarın.


Terk Eden Kişiyi Kazanmanın Yolları

8. gereksiz uğraşlar bütünüdür. eğer terkedilmişsen bir şeyleri yanlış yapmışsındır ve seni terkeden kişiyi tekrar kazanmak için yanlışlarını düzeltmektense , bu yanlışları düzeltip yeni limanlara yelken açmak daha mantıklıdır.
Ne düşünüyorsun?

45 yorum:

Reyhan dedi ki...

hiç birşey yapılmaz.bir kaç ay sonra kendiliğinden geri gelecektir.yapilmasi gerekilen ise ona gelişine vurmaktır.

sonra da geldiği yere geri sepetlemektir.

Işık dedi ki...

gelmez geriye, ugrasmayada degmez. zamaniniza yazik edersiniz, yapmaniz gerekenleri hemen soyluyorum. tekrar birisini sevin, hatta cok sevin bu sefer bu size karsiliksiz kalsin boylesi daha guzel ve eglenceli

sevda dedi ki...

bu bir lanettir... insana lanet bulaşınca kolaydan kurtulamazsın. şimdiden sabır diliyorum.

mine dedi ki...

güzel ve sakin bir yere otur, bi kahve iste, en sevdiğin kitabını aç, kulaklığında hafif bir müzik çalsın ve oku. bırak geride kalsın, önünde daha iyileri var emin ol.

Asiye dedi ki...

terkeden şahıstan x olarak bahsedelim.

sağlam bir defans her zaman galibiyeti getirir. neyi söylemek istiyorum; şunu. herkes döner. gidenler geri dönmesiyle meşhurdur. çünkü hatıra öyle güçlü bir uyarıcıdır ki hafızaya muhakkak günün birinde tecavüz eder. her insanın bir karizması vardır. hep buna inanırım. herkes herkeste iz bırakır, silmesi kolay olmayan izler. bir de alışkanlık faktörü var. insan alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemiyor.

bir şeyler oldu ve x gitti diyelim. ve zaman geçti aradan. geçen zaman içinde kalan ne kadar x'in yokluğundan rahatsızsa, x'de kalanın yokluğundan o kadar rahatsızdır. bir nevi sigarayı bırakmak gibi aslında -tabi ki insan sigarayı bırakınca sigara insanın yokluğunu farketmez burada karşılıklı bağımlılık söz konusu ama etki olarak sigara örneği kullanılabilir - velhasıl ilişkiler aymaz bir alışkanlık üzerine kuruludur aşk falan hikaye.

birisi vardı, hilal. aşk zannettiğim bağın zamanla bir alışkanlık olduğunu farkedince gitmek istedim. gittim. sonra bir şeyler oldu ve yine bir araya geldik. sonra bu kez o yaptı aynısını. geri geldi. gitti, geldi. gitti gelmek istedi. gelmek istiyor.

Pelin dedi ki...

bir yazarin da belirttigi gibi kiskandirmak yontemine katiliyorum.

eger bir kadin sizi hala seviyorsa ve o'nun icin onemliyseniz, sizi bir baskasiyla gormekten hiiiic ama hic hoslanmayacaktir. onun haricinde gecmis ola, kadinlar bitirdi mi biter. ha maalesef ulkemiz sartlarinda bunu anlamayan ya da kabullenemeyen erkeklerin cogunlugu mevcut ve bunun sonuclari da kimi zaman uzucu(!) oluyor ancak bir kadin sizden ayrilmak istiyorsa emin olun bunu istiyordur.

Oya dedi ki...

kendinizi degistirin (gelistirin), ic ve dıs olarak. kitap okuyun, spor yapın, saglıklı beslenin, nasıl bey efendi olunur ogrenin, kulturel aktivitelere katılın, gerekiyorsa estetik ameliyata girin. bir noktadan sonra bu yaptıklarınızı onun icin degil, kendiniz icin yapmaya basladıgınızı fark edince, pistiniz demektir. gidip kadına "ben degistim" demenin bir anlamı yok. bir sekilde kadın seni fark edince, geri gelecektir. hatta biriyle birlikteligi varsa bile, bırakıp gelecektir. basta yuz verin, sonra basın tekmeyi. icinizin yagları erisin. terk eden yine terk eder.

gülçin dedi ki...

terk ettiyse terk etmiştir. peşinde koşmaya haysiyetinizi iki paralık etmeye değmez.

onurlu olun, dik durun, şefkatli olun, çok çalışın , akıllı olun ve yükselin o zaman kadınlar size gelir zaten.

Adsız dedi ki...

terkeden kadın adı üstünde terk etmiştir. yani bitmiştir. ben bitti demeden bitmezciler bunu kabul etmese de bitmiştir.
çok zorlarsan eğer, artık şarkının gerisi teke zortlatması olarak devam eder.
gidene hayhay gelene vay anam vay ??

zeyna dedi ki...

sakın aciz olduğunuzu belli edip onu yüceltmeyin. sallamayın,umursamayın hatta yapabiliyorsanı göstermelik yeni birisini bulun, instagramı facebooku sık kullanmaya başlayın. siz onu umursamadıkça onun canı acıyacak,kendini çirkin hissedecek ve işe yaramaz olduğunu düşünecek. sonra merak etmeyin olaylar istediğiniz evreye dönecektir.

gülden dedi ki...

herhalde bu konu hakkında yapmadığım şey kalmadı şu zamana kadar emin ol ne zaman umudunu kesersen o zaman geliyorlar tam mutlu oluyorum hayatım düzene giriyor dersin akşamına telefonunda bir mesaj ‘merhaba’ hop her sey sil baştan bunu milyonlarca kez yaşayan birisi olarak yazdım şuan eski sevgilimin sevgilisi var çok denedim geri getirmeyi çok konuştum çok değişmeye çalıştım baktım yapacak şeyler bitmiş bıraktım elbet bir gün dönerler ama ne için dönerler orası meçhul.
(not:5senelik bir ilişkiydi ayrılalı 3 ay oldu)

ufuk dedi ki...

neden terkettiğine göre yollar değişir. aşkı bitmiş kafası karışmış bir başkasına gönlü kaymışsa hiç uğraşma daha uzağa gitsin. senin andavallığın yüzündense ve gerçekten pişmansan ve geeçekten seviyorsan uğraş .

yeşim dedi ki...

yoktur, lütfen kafanıza sokun bunu. geri kazanmak için harcanan her çaba sizi daha da düşürür, onun gözünde değil, farkında olmadan kendi gözünüzde düşersiniz. zaman geçince pişman olursunuz. kendinizde o gücü görün, bırakın melankolik duygusallığı, kendinize saygı duyun.

Adsız dedi ki...

eski eşim evlendiğimiz günden itibaren her kavgada 'ayrılalım' der, sonra vazgeçerdi. ona demiştim ki; ben sadece bir kere bu kelimeyi kullanacağım ve geri dönüşü olmayacak.
öyle de yaptım.
yani demem o ki beyler; eğer kadın kalbinde gerçekten bitirdiyse onun hiçbir koşulda dönüşü olmaz. bir kadın kalbinde bitirmeden ayrılmaz genelde.
o saatten sonra ne yaparsanız yapın geçmiş olsun.

Adsız dedi ki...

en etkili yolu 'umursamamak'
deli oluyoruz.
sevmesek bile bi' geri dönesimiz geliyo.

gökhan dedi ki...

böyle bir yol yoktur.çünkü kadın kolay kolay terk etmez eğer seviyorsa ve terk ettiyse büyük kazık yemiştir.o saatten sonra ağzıyla kuş tutsa yine de dönmez.sevmekten geberir perişan olur ama yediği kazığı unutmaz.hem dönse ne olucak ki biten samimiyetin geri geri gelmeyeceğini bilir.içinden geldiği gibi davranamayıp hep şüpheyle yaşanan bi ilişki ne kadar sürer ki?

fidan dedi ki...

peşinden gitmeyeceksiniz,arayıp sormayacaksınız,tam unutuyormuş gibi olduğunuz zamanda kendisi kendini hatırlatmak için yazar ulaşır.amaç geri dönmekte değildir.beni nasıl unutur bu beni öyle kolay kolay unutamaz egosunun dışa vurumudur. o yüzden sizi zamanında terk eden biri her zaman terk etme potansiyeline sahiptir. aşkınızdan bitseniz de,rüyalarınızda görseniz de yazmayın güven çok önemli,saygı çok önemli kimse kimseyi durduk yerde terk etmez kesinlikle sizden daha iyi birilerini bulabileceği fikrine sahiptir baktı ki bulamıyor geri döner sizin burada yapmanız gereken şey kendinize benliğinize saygı duyup kabul etmemektir.

psikolog dedi ki...

siz zaten kadın için yeterli olmadığınızdan terk edildiniz.kadın etrafında sizden daha iyisini bulmadığı sürece yüz kızartıcı derecede ayrılmayı gerektirecek bir sebep olmadığı sürecede sizden ayrılmaz.

ayrılmışsanız zaten hayatında bir başkası en azından bir aday vardır ki ona kendini hazırlar sizden ayrılarak.siz ben nerde hata yaptım acaba neden böyle oldu diye düşünürken, o mutsuz bir kız olarak kendini karşı tarafa hazırlar ve boşta olduğunu vurgular.

peki bu kadın size geri dönermi?

hipergamidede anlatıldığı gibi kadın içgüdülerinde ve kadının bilnçaltında bir profil oluşturuyorsunuz.kadın sizi 5/10 olarak puanlıyor.kadının size geri dönmesi için iki yol var

ya etrafında 5/10 dan da daha düşük erkekler olacak.(lisede yüzüne bakmayan tipin geri dönmesi bundandır)

ya da siz değerinizi yükseltip onun radarında tekrar yer edineceksiniz ama unutmayın siz onun için önceden sabıkalısınız ne kadar kendinizi geliştirmiş olursanız olun tekrar 5/10 olma potansileyiniz var.

he diyelimki köpek gibi seviyoruz hayat onsuz çekilmez nasıl geri kazacağız.

birinci yol : öncelikle biraz zaman verin zamandan kastım 6 ay 1 sene arası.merak etmeyin zaten seviyorsanız bu süre sizin için bir engel teşkil etmez.onun bu süre zarfında ilişkileri olacakmı tabii ki olacak.olsun ki listede yeriniz belli olsun her şey sınıflansın.kendinize yeni bir imaj yapıyorsunuz öncelikle.bol bol sosyalleşiyorsunuz.sosyal medyadan onu takip edip onun sizi takip etmesini sağlıyorsunuz ama asla like atmıyorsunuz asla iletişime geçmiyosunuz.sizin izlediğinizi bilip hareket etmemenizi bilmesi ona yetecektir.

bunun haricinde yeni çevre ediniyorsunuz bol bol kız arkadaşlarla resimler paylaşıyorsunuz.kadınlar başka kadınların vakit geçirmedikleri ve tercih etmedikleri erkekleri sevmezler.

bunları yapmanıza ve neredeyse yeni bir hayat kurmuş olmanıza rağmen halen onu istiyorsanız ufaktan iletişime geçin derim.asla ondan mesaj beklemeyin.dediğim gibi siz istediğiniz kadar gelişin 10/10 bir erkek olun.sizi kafasında 5/10 olarak sınıflandırdı bile.bunu yıkmak çok zor.hanım kızımızın hali hazırdaki vaginal egosu + daha önceki tecrübeniz bu işi daha da zor kılıyor.bu durumda sizin iletişime geçmeniz gerekecek.zaten yeni sizi tanıdıkça sevecek belkide eskisinde de güzel olacak.

ikinci yol şudur : onun hayatına travmatik bir şekilde gireceksiniz. ya bir ünlü olacaksınız sizi pat diye tvde görecek ya da başarılı bir müzisyen sizi pat diye afişlerde göreceği ya da onun çalıştığı iş yerinde sizi yönetecisi olarak görecek.

bu yol olduğunda iletişime geçmenize gerek yok zaten size kendiliğinden yanaşır.bu durumda da yüksek ihtimal siz kapıları kapatmış olursunuz.

nacizane tavsiyem şu dur ki kendinizi geliştirip daha iyi bir siz olduğunuzda zaten ondan daha iyisini bulacaksınız.

kızlar dura dura hiç olur , oğlan dura dura koç olur

üzmeyin kendinizi,sevin kendinizi ondan sonra herkes seni sever zaten

merve dedi ki...

yoktur. olmamalıdır. olsa bile denememelisiniz. yalnızca erkek için değil kadın için de geçerli bu. genel olarak bir insanın birine muhtaç ve bağımlı yaşaması çok acınası bir durum. bir ihtimal de olsa partneriniz bunu fark edip terk etmiş olabilir. çünkü muhtaç olmak kadar muhtaç olunan taraf olmakta hayli zor bir iş.

ilişkiler gelip geçici. siz yalnızsınız. tıpkı diğer milyarlarca insan gibi. kabullenin. hiç bir şeye bağımlı olmamaya çalışın bu hayatta. aksi takdirde kaybeden olmaktan öteye gidemeyeceksiniz.

Adsız dedi ki...

yok abim yok. umudu kalmamış terketmiştir zaten, daha da dönmez, ha azcık umudu kalmış ve geri dönmüşse bile bil ki bu bi deneme sürümüdür üç beş ay da öyle gider o ilişki sonra temelli terk. kıymetini bileydin de terk ettirmeyeydin napalım yani. (he aynen yaşadım ama çok iyi terkettim)

Adsız dedi ki...

terk etmişse bitmiştir kasmaya gerek var mı? bir ilişkideki en tehlikeli sözdür "bitsin artık". ya da türevleri. hayır bu sözden sonra bir süre daha belki ite kaka götürürsünüz ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. o yüzden ilişkiyi bu sözü kullanacak hale getirmemeye dikkat etmek gerek esas. sonra hiç bağırmayın boşuna "nideeeennn?? " diye

Adsız dedi ki...

hayatta bir kez yaşandığına inandığım vazgeçmenin neredeyse imkansız olduğu insanı aşırı aptal bir hale soktuğu hele ki karşılıklı değilse (aşk karşılıksız olur zaten uzak kaldıkça da büyür büyür büyür) bir zavallı aşık olarak yaşayarak inandığım şeydir artık darısı inanmayanların başına

Adsız dedi ki...

aşk abartılan bir şey. ingilizce’de sevgi de aşk da aynı kelime mesela. bence biz çok anlam yüklüyoruz. birini beğeniyorsun, hoşlanıyorsun sonra alışkanlık oluyor bu kişi hayatında bunu da aşk sanıyorsun. başka bir şey değil.
ne zaman bunu desem “sen daha aşık olmamışsın” diyorlar. “karşı taraf çok aşık olduğunu iddia edip 1,5 aydan az sürede senden vazgeçince insanın inanası gelmiyor” diyemiyorum.

Adsız dedi ki...

madem aşk yok; her karşılaştığımda kalbimi duvara çarptıran ve bir daha hiç kimseye karşı öyle hissetmediğim o duyguyu açıkla bana o zaman. lisenin üzerinden 15 sene geçmiş bile olsa aklıma gelince içimde sıcaklık hissettiren nedir peki?

Adsız dedi ki...

sevdiğiniz insan, istediğiniz okul veya universite, yapacağınız iş; bunları isterken kararlı olun ve mücadele edin. muhtemelen vazgeçtiğiniz şeylerden pişman olma şansınız daha yüksek. o yüzden elinizden geleni yapın. 10 sene sonra ulan şöyle yapsaydım diye pişmanlık yaşamak yerine. elimden geleni yaptım ama olmadı dersiniz.

Adsız dedi ki...

>başkası ne der, elalem ne der diye düşünme.
>kendi hayatını çiz, kendi yolunu belirle.
>hakkında olumsuz sözlere aldırma.

> sonuçta ne yaparsan yap, insanlar seni görmek istediği gibi görecektir.

> sana yapılmasını istemediğiniz birşeyi, bir başkasına yapma.

> başarılı olmak için mücadele et, vazgeçme.

Adsız dedi ki...

ayrilmistik. istanbula donmustum tam dondugum gece eski sevgilisi ve iki arkadaslariyla beraber bi barakada takilirken usuyup soba yakmak istemisler. sobanin yaninda ki tupu farketmeyip butun barakanin yanmasina ve yaralanmalarina sebep olmuslardi. duyar duymaz geri donmustum. 1 hafta boyunca eski sevgilisiyle karsilasmalar falan cok agrima gidiyodu. zaten kucucuk yer bozcaada. ama olsun herseye ragmen arayi duzeltmeye calisan ben. o gun gidicektim istanbula, geri donuyodum. sargi bezinin degismesi icin saglik ocagina gittik. onun orda oldugunu bile bile girdim ocaga. pansuman odasina 4 kisiyiz. karakterler: hemsire, ben, eski sevgilim, eski sevgilimin eski sevgilisi. bacagi yanmisti benimkinin, indirdi pantalonunu asagiya uzatti bacagini. soluk alip veremedim bi an. biraz sonra cikti eski sevgilimin eski sevgilisi. bezi degisti falan filan. eve geri donerken neden niye diye sorular soruyodum. soyle bi cevap almistim, hic unutmam, unutamam.
"bi kere goren tekrar gorebilir nolucak ki?"

evet neyse. onu unuttum, sozu unutamadim.

Adsız dedi ki...

4 yılı geçen bi ilk aşkım vardı. gözlerimin içine bakıp, yanaklarımdan tutup canımıniçiii deyişini ölsem unutmam. çok severdik birbirimizi sevmeyi de geçmişti de neyse fazla derine inmiycem yaralarım kabuk bağladı -geçmeyecek-
ilişki uzun sürdüğü için ayrılıp barışmalar da birden fazlaydı, askerdeydi mesaj attım iletilmesini 1 hafta kadar bekledim. iletildi çok zaman geçmeden aradı beni, açtım ama yanımda oda arkadaşım var elini sıkıyorum konuşurken öyle canım yanıyor ki tarifsiz bana dedi ki "5 yıl olucak böyle bi ilişkiyi iki satır mesajla mı bitiriyorsun? inşallah senin bi oğlun olur da askerde ağlaya ağlaya annesini arar!" demişti. kalbim acıdı yeminle, ama hiç birşey sebepsiz yere bitmez bunu da dipnot düşeyim hatayı bende arayanlara

Adsız dedi ki...

hiç sebep yokken her şey güzel giderken ,birden duygu patlaması ve ağlayan gözlerle kulağa fısıldanan ''beni bırakma'' cümlesi.
yıllar geçmiş her şey bitmiş ama yinede duygulandırdı.

Adsız dedi ki...

"ben seni her halinle kabul etmiştim. ne kadar zor olduğunun önemi yok. seni sevme sebebimdi zaten uçarılığın."

sürekli şikayet ettiği şey de başıma buyrukluğum umursamayışımdı. bu ne pehriz bu ne lahana turşusu?

Adsız dedi ki...

yeni ufuklara yelken açmak denir ya...yeni hedeflerin,yeni hayallerin ve yeni umutların düşünce dünyamızı kuşatması buna örnektir...bende de para hırsından çok artık ünlü olma düşüncesi olarak şu sıralar vücut bulmuştur...ilerleyen dönemlerde bu konuda bazı adımlar atmayı düşünüyorum...allah yolumu açık ederse ne ala etmezse tekrardan para ya da kariyer hırsına döneriz nolcak...:)

Adsız dedi ki...

hiçbir zaman salt aklıyla hareket eden bir aptal olmayacağım.istemiyorum ve istesem de ne mutlu bana ki başaramıyorum.bütün azaplardan en ağır şekilde geçeceğim.üstesinden gelemediğim her şeyin altından geçmek en makul yol.şu kalbimi susturamayacağım.ölüme ramak kala şehadet getirircesine biliyorum

Adsız dedi ki...

size bir yıldır ayrı olmamıza rağmen hala vazgeçemediğim adamdan bahsedeyim. bir paylaşımımı beğenmiş hem de aylar sonra ben onu içimden atmaya çalışırken o yine canımı yakacak bir şey buluyor. işin garip yanı sevindim hâlâ unutmamış beni diye. burayı okuyor mu bilmiyorum. ona söylemeye o pis gururum izin vermez o yüzden buraya yazıyorum. ellerimde hâlâ kürek kemiklerinin izi var, ben onu ruhuma kilitledim.

Adsız dedi ki...

yaklaşık 4 senedir günlük yazıyorum ve geriye dönüp baktığımda geçmişimi okuduğumda gösterdiğim gelişimin sıfıra çok yakın olduğunu; asla tecrübe kazanamadığımı görmek beni oldukça üzüyor.yüzlerce hayal kırıklığı yaşayıp da bunlardan ders çıkaramamış olmak belki de olgunlaşamamak ve hep aynı yerde aynı sorunda takılıp kalmak, bu soruna dair çözüm üretememek yüreğimi ağrıtıyor.

Adsız dedi ki...

hayırlısıyla aileden ilk çocuk,ilk yeğen, benim ilk kuzen evlenecek ve sülalenin köklerine ve bitmek bilmeyen "ben ve kocam sizden daha çok çektik" serüvenine başladık yine.
aileden hepimiz sağ salim çıkarsak, elimiz iş tutsa, severek istediğimiz gibi evlensek veya yaşasak bir mucizeye yakın bir şey olur kesinlikle. muhabbet yine bana döndü.anneme 'senin kızını evlendirirken istediğin gibi yapama görürüm seni demeye başladı yengem çünkü büyükler bugün çalışanların parasını babamlar çalışmayan kardeşlere kadar bölüp hak yedikleri için bitmek bilmeyen bir 'ruh ve sınır hastalığı kliniğinde piskologluk' oynuyorum.
cevrede bir tane normal, örnek alabileceğim bir tanecik evlilik yoo lan.
annem ve babam yine en iyileri ama çocukluktan gelen travmatik olayların etkisi hala dengesizlik olarak nüksediyor.
evlilik konusunda tek dileğim çok seveceğim ve ben çok sevecek,birbirimize güvenen,saygı duyan ve gerçekten hayran olan iki birey olarak bir hayat paylaşmak.
annem çevredeki hiç normal kalmamış insanlarla mücadele etmekten (babam değil daha çok depresyon ve aşırı hayal kırıklığı sebebiyle intihara teşebbüs eden, aklınız hayalinizin alamayacağı şekilde ailevi sebeblerden dolayı konuşmadığımız amcam,halam ve babaanneme beddualar ve küfürler eden yengemler) yoruldu kadın.
babaminda çevreye nazaran daha normal kalmasının başlıca sebebi annemdir.
ulan herkes mi manyak derseniz.
az buçuk evet. yine şükürler olsun böyle saçma ortamlarda büyümemiş rağmen hiç bir kuzeni habyetmedik ya da e azından ruh sağlığını kaybeden kuzen yok daha .herkesi ayrı ayrı çok seviyorum.hepsinin yeri ayrı, emekleri ayrı üstümde yengemlerin özellikle.
ama üniversiteyi bitirip çok görmek istediğim yerleri ve daha çok hayal ve hedef arası gidip gelen yurtdışında master yapmak gibi hayallerinden pek haberdar değiller. herkes çok çok mutlu olsun ama bu halde özellikle yengemlere ve hayata olan sonsuz isyanlarıyla annem ve babaminda daha fazla yakın kalmalarını en azından gelecekte istemiyorum.ruh sağlıkları böyle kalirsa. en azından ben kardeşim güzel bir yol çözene kadar dururum, sonra her türlü yurt dışında ilgimi çekebilecek işlere başvuru yapabilirim okul bitince .
bak yine normal gibiler .hadi hayırlısı

Adsız dedi ki...

yıllar yıllar önce ergenliğimin doruklarını yaşıyorken bir sevgilim vardı. o zamanlar revaçta olan kurtlar vadisi ve türevleri gibi diziler sebebiyle de oldukça sert erkek imajı yaratmaya çalışıyordu çevresine. genelde erkek arkadaşlarının yanında “minik kuşum, kelebeğim, minnoşum” diye hitap ederdim. ilk başta arkadaşları beni yadırgasalar da bi süre sonra onlar da ona bu şekilde hitap etmeye başlamışlardı. e tabi yarattığı delikanlı imajı yerle bir olmuş, benimsemişti o da bu hitap şekillerini. birbirlerine instada aşkım falan diye yorum atar olmuştu biolarında aşiret ismi yazan sert erkeklerimiz.
geçenlerde yeni sevgilisiyle evcil hayvanlarına instagram hesabı açtıklarını gördüm.
o aşiret reisi gitmiş yerini bir kelebek, bir minnoş almıştı adeta.
konu nerden buraya geldi bilmiyorum ama en güzel hitap şekli ismidir bence ya. şayet ben sevgilimin bana sevdiceğim gibi banal bi söz öbeğiyle seslenmesini istemem.

Adsız dedi ki...

onu düşündüğün için vazgeçersin bazen. dibi görünmeyen bir kuyuya düşerken onuda yanında götürüp hayatının amına koymamak için vazgeçersin. bunlar hep kendimizden daha çok sevdiğimizden.tabi bunu sadece sen bilirsin ona göre keyfi bir vazgeçiştir bu orası ayrı

Adsız dedi ki...

dipteyim en dipte !
hayatımda tam anlamıyla mutlu olduğum zamanlar çocukluğumda kaldı sanırım. o zamanlar da hiçbir şeyin farkında değildim ondandı mutluluğum. sonra hep erteledim hayatı ama her şeyin güzel olacağına dair umudumu da yitirmedim. kimseden bir şey beklemedim, kendi yaşamımı kendim kuracaktım. üniversite bitince güzel olacaktı her şey. okul bittikten sonra iş bulabilmek için her yolu denedim, her yere başvurdum olmadı. tek bir umudum vardı son bir umut. an itibariyle onu da yitirmiş bulunmaktayım. bir insanın bahanelere sığınıp işsiz kalabileceği max süreyi tamamladım.
çok şükür sağlığım da hiçbir zaman iyi olmadı, kendimi bildim bileli ilaç kullanıyorum.
aşk desen hak getire !

hani bir şeyi gerçekten isteyince tüm evren onu gerçekleştirmek için harekete geçerdi ?

hani günün en karanlık anı şafak sökmeden önceki andı ?

hani hayat seni geri çekiyorsa daha ileri fırlatacağı içindi ?

Adsız dedi ki...

seviyosanız açık açık söyleyin, anlatın. ama öyle basit değil uzun uzun anlatın dökün içindekilerinizi, rahatlayın. bilsin o da hak etmediği halde ne kadar güzel sevildiğini ve bunun ne kadar özel bi şey olduğunu fark ettiğinde ne kadar geç olduğunu. ben asla hiçbi ilişkisinde duygularını dışavuramayan, içinde yaşayan ve bu yüzden de sevmeyen, ayrılıklarda acı çekmeyen taraf gibi görünürdüm. aşık oldum sonra 8 ay dayandım yine içimde sakladım nasıl her zerresine aşık olduğumu ama öyle böyle saklamak değil hiçbi şekilde inanmazdı başkasından duysa. sonra baktım 8. ay da normal bi ilişkimiz olmuyo, ya yerdeyiz ya gökte dengesizce ilerleyemiyoruz,bitiyoruz. ayrılık mesajımı ona ne kadar aşık olduğumu anlatarak bitirdim. gönderirsem pişman olurum diye düşündüğüm mesaj gönderdikten sonra bana oh dedirtti. ona da koskocaman bi oha.. sonra ne mi oldu barıştık yine tabi salağım ya asla hayır diyemem. bana en mutlu olduğumuz günün akşamı yalan söyledi ve ben 2 hafta kendimi eve kapattım hiçbi şekilde açıklama yapmadı. 2 ay sonra bi gece geldi ve upuzun mesajlar yazdı barışmak için. çok şaşırmıştım upuzun mesajlarına çünkü eski barışma mesajları kısa olurdu ve ona bile salakça mutlu olup barışırdım anlamlar yüklerdim. ama şimdi o upuzun cümlelerdeki tek kelimeye bile inanmadığımı fark ettim ve ona yine onu ne kadar sevdiğimi anlatıp artık olmıcağını söyledim. o şimdi belki hayatının sonuna kadar daha çok sevilemiceğini ve bu sevgiyi kaybettiğini biliyo ve canı çok yanıyo bense bunu bilip huzurla uyuyabiliyorum.

Adsız dedi ki...

eve şimdi geldim . başımın ağrısı tavan yaptı. grip oldum ve ateşim var, salı günü sunumum var, 2 gündür kitap okuyamıyorum üstelik de karnım aç. şöyle zamanı durdursalar da rahatça bi 10 saat uyusam.

Adsız dedi ki...

aslında her şey bir süre önce başladı.

düşünüyorum da beni bir kadın mı yoksa bir adam mı daha çok çıldırtıp canavarlaştırır ?
bir kedi öyle bakıyor ki en sevdiğiniz çorbadan sıcacık bir kase içmiş gibi hissediyorsunuz.
biraz eksilmek istiyorum, mermer gibi kesilmek fakat ince ve şeffaf.
aklı değil ruhu kaçkın olmalı insanın. onca icat nasıl edilirdi yoksa. yere inince başım dönüyor, boğuluyorum beni tutmaya çalışan ama kendisi çoktan kaybolmuş gözlerinizin dalgınlığında.

sessizlik olsun istemiyorum. notalara binip uzaklaşmalarına izin vermiyorum. seslerle örülen kafeslerin kapanmasına kaynayan kanımla izin vermiyorum. duymak istiyorum ne anlatılırsa. ruhları denize kıyısı olan insanlar var. en çok onları dinlemek, martı sesleriyle uyanmak ya da hiç uyuyamamak.

Adsız dedi ki...

senin mallığın yüzünden çocuğumun ölüsünü görmeye ramak kalmış. hastanede 17 gün hapis hayatı yaşamışım çığlıklar içinde. o insafsız ketum hemşireler içinde. ve herşeye rağmen o ruh haliyle ben yine sana merhamet ediyorum vicdan yapıyorum.
taburcu olup rahata ererim diye düşünürken sen o boktan bencilliğine, suçluluk psikolojisine bürünüp benim ağzıma siciyosun ya. ve utanmadan özür dilemesi gereken benmişim gibi davranıyorsun ya. ne diyim evladınla sinanma ama acımı yaşa, çektiğim ızdırabı çek.

Adsız dedi ki...

beni iyiden iyiye değiştiren hiçbirşeyi umursamayan duyguların zaaf olduguna kendini inandiran bi okadar soyut ama bi okadar boktan bi hayatın icinde boktan yasadigini sanan adam duy beni. asla yollarımiz kesismemeliydi dedikten iki dk sonra keske daha once sahit olmaliydim tum bunlara dedigim o herşeyi bilen tavırların bi okadar dogal yaşayıp dogaya aykırı olan asilligin ayni zamanda asosyalliğin ve de muazzam zekan.zeki oldugu icin mi asosyal,asosyal oldugu icin mi zeki diye beynimin icinde dolanan sen.daha sayamadigim ve adlandırip anlamlandıramadıgim beynimi yakan ama bi okadar beni cezbeden kendi icimde girdaplar olusturdugum sen. keske o duvarların da esnese ve ben seni cozmekle kendimi kaybetsem

Adsız dedi ki...

şarkılarla gönderme yapan insanlara kıl oluyorum ve maalesef bu tarz biri benim hayatıma da girdi.
bu da ders oldu diyebileceğim durumlar yaşasam da; keşke hayatıma girmeseydi dediğim ender insanlardan biri oldu.
hayatta yapmayacağım karakterime uymayan kendimden ve karşımdaki kişiden soğutan bir durumda buldum kendimi.
bir de ben bu insanı uzun yıllardır tanıyorum.
bile bile lades.

Adsız dedi ki...

hala fotoğraflarına bakamıyorum, şunu yazarken bile bir insanın kalbi ağzına gelmemeli yeter artık

ben o yanlış kişiye maalesef hala aşığım.imkansiziz ama yine de aşığım.ama canı çok yansın istiyorum.gozlerimle buna şahit olmak istiyorum

bir kaç sene önce konuştuğum üniversite sınavına çalıştığı için konuşmayı kesen çocuk aklıma geldi sözlük(umarım ben öyle sanmıyorumdur) birden bire aşırı heyecanlandım umarım sevgilisi felan yoktur çünkü bu sefer ben yürüyücem galiba hadi bakalım bir şeyler olur bu sefer de biraz yüzüm güler .